MAZLUMDER, Seyyid Kutub’un eserleri hakkında alınan yasaklama ve toplatma kararlarına tepki göstererek düşünce ve ifade özgürlüğü çağrısında bulundu.

Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğü, yargı uygulamaları ve kitap yasakları yeniden tartışma konusu oldu. İnsan hakları alanında faaliyet gösteren MAZLUMDER, bazı soruşturma dosyalarında Mısırlı düşünür Seyyid Kutub’un kitaplarının suç unsuru olarak değerlendirilmesine sert tepki gösterdi. Kurum, farklı tarihlerde alınan yasaklama ve toplatma kararlarının yalnızca kitapları değil, düşünce ve ifade özgürlüğünü de hedef aldığını savundu.
MAZLUMDER tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de adil yargılanma hakkına ilişkin ihlallerin giderek arttığı öne sürülürken, özellikle siyasi dosyalarda ve yargı ya da iktidara yönelik eleştiriler karşısında uygulanan yöntemlerin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Açıklamada, bazı kişi ve kesimlere tanınan masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve soruşturmanın gizliliği gibi güvencelerin sıradan vatandaşlar ve muhalif düşünceye sahip kişiler açısından aynı şekilde işletilmediği iddia edildi.
MAZLUMDER’in açıklamasında yer alan bilgilere göre, Ankara ve Mersin’de devam eden bazı soruşturma dosyalarıyla ilgili bilgilerin kamuoyuna yansımasının ardından dikkat çekici bir gelişme gündeme geldi.
Savcılık talepleri doğrultusunda Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliği ve Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği tarafından daha önce verilen kararlarla, İslam dünyasının önemli düşünürlerinden Mısırlı Seyyid Kutub’un üç eserinin suç unsuru olarak değerlendirildiği belirtildi.
Söz konusu eserler şöyle sıralandı:
Açıklamada, bu kitaplar hakkında yasaklama ve toplatma kararları alındığının ortaya çıktığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında şüphelilere de kitapların nereden ve ne zaman temin edildiği, hangi amaçla edinildiği ve içeriklerinde hangi konuların anlatıldığı yönünde sorular yöneltildiği aktarıldı.
Bu soruların soruşturma dosyalarında yer alması, MAZLUMDER tarafından düşünce özgürlüğü açısından kaygı verici bir uygulama olarak değerlendirildi.
Kitaplara yönelik yasaklama ve toplatma kararlarının kamuoyunda gündem olmasının ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da bir açıklama yapıldı.
Başsavcılık açıklamasında, Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” adlı eseri hakkında verilen yasaklama ve toplatma kararının 16 Ekim 2026 tarihinde kaldırıldığı bildirildi.
Ancak MAZLUMDER, bu açıklamanın yaşanan tartışmaları bütünüyle ortadan kaldırmadığını savundu. Kuruma göre, söz konusu eser hakkında daha önce yasaklama ve toplatma kararı alınmış olması ve soruşturma şüphelilerinin kitaplar nedeniyle sorgulanması, yargı ve kolluk uygulamalarına ilişkin önemli soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Açıklamada ayrıca, meselenin yalnızca üç kitapla sınırlı olmadığı, farklı düşünürlerin eserleri hakkında da benzer yaklaşımların bulunduğu ve başka şehirlerdeki soruşturmalarda benzer uygulamaların görüldüğü ileri sürüldü.
MAZLUMDER, Seyyid Kutub’un eserlerinin yaklaşık 70 yıldır Türkiye’de farklı yayınevleri tarafından defalarca basıldığını, akademik çalışmalara konu olduğunu ve geniş bir okuyucu kitlesine ulaştığını hatırlattı.
Kurum, uzun yıllardır yayımlanan ve düşünce dünyasında karşılığı bulunan eserlerin suç delili olarak değerlendirilmesini düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlali olarak nitelendirdi.
Açıklamada özellikle “cihad”, “tevhid” ve “infak” gibi Kur’an-ı Kerim’de yer alan kavramların ideolojik yaklaşımlar ve önyargılar nedeniyle kriminalize edilmesine karşı çıkıldı.
MAZLUMDER, geçmişte de terör soruşturmaları kapsamında dini kitapların örgüt materyali gibi sergilendiğini, İslam düşüncesine ilişkin eserlerin suç unsuru olarak kamuoyuna sunulduğunu belirterek bu yaklaşımın yeni olmadığını savundu.
Açıklamanın devamında, düşüncelerin yasaklama, sansür ve toplatma kararlarıyla ortadan kaldırılamayacağı vurgulandı. Yargı organlarının toplumun hangi kitapları okuyabileceğine karar veren bir sansür mekanizmasına dönüşmesinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
MAZLUMDER, düşünce özgürlüğünü hedef aldığını belirttiği kolluk ve yargı uygulamalarını kınadığını duyurdu. Kurum, açıklamasında üç temel talebe yer verdi:
MAZLUMDER’in açıklaması, kitap yasakları, yargı uygulamaları ve düşünce özgürlüğü konularındaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kurum, hukukun temel güvencelerinin herkes için eşit biçimde uygulanması ve düşünce özgürlüğünü sınırlayan uygulamaların sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.






















Ağrı Basın, Ağrı ve ilçelerinden son dakika haberlerini, yerel gelişmeleri ve Türkiye gündemini tarafsız ve ilkeli yayın anlayışıyla okuyucularına ulaştırır. Sitede yayımlanan köşe yazıları ve yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Yorum Yap