Gümüşer’den yeni eğitim yılı için dikkat çeken mesaj
Eğitim-Bir-Sen Ağrı 1 No’lu Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, yeni eğitim öğretim yılı öncesi öğretmen açığı, ücret kayıpları, MEBBİS kaynaklı mağduriyetler ve eğitim çalışanlarının sorunlarına dikkat çekti.
Süleyman Gümüşer’den yeni eğitim yılı için dikkat çeken mesaj
Milyonlarca öğrenci ve yüz binlerce eğitim çalışanı yeni eğitim öğretim yılına başlarken, okullarda yıllardır gündemde olan sorunlar da yeniden tartışma konusu oldu. Eğitim-Bir-Sen Ağrı 1 No’lu Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, yeni dönem dolayısıyla yaptığı açıklamada eğitim sisteminin yanı sıra öğretmenler, yöneticiler ve diğer eğitim çalışanlarının çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdı.
Gümüşer, eğitimde kalıcı başarının yalnızca müfredat ve akademik hedeflerle mümkün olmadığını belirterek, eğitim çalışanlarının çalışma koşullarının, ekonomik durumlarının ve özlük haklarının da doğrudan eğitim kalitesini etkilediğini vurguladı.
Ağrı’dan yaptığı değerlendirmede çok sayıda başlıkta düzenleme çağrısında bulunan Gümüşer, öğretmen açığının giderilmesinden 3600 ek göstergeye, ek ders ücretlerinden rehber öğretmen ihtiyacına, yardımcı personelden eğitim yöneticilerinin sorunlarına kadar geniş bir alanda taleplerini sıraladı.
Ağrı’da eğitim çalışanlarının gündeminde çok sayıda sorun var
Süleyman Gümüşer’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri öğretmen açığı oldu. Eğitim hizmetlerinin niteliğinin yeterli sayıda öğretmenin görev yapmasıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Gümüşer, öğretmen ihtiyacının geçici yöntemlerle değil, kalıcı ve öngörülebilir bir istihdam politikasıyla karşılanması gerektiğini söyledi.
Özellikle öğretmen istihdamında güçlük yaşanan bölgelerin ayrıca desteklenmesini isteyen Gümüşer, kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan öğretmen ve kamu personeline ekonomik destek sağlanması gerektiğini ifade etti.
Ulaşım ve barınma imkanlarının iyileştirilmesinin de bu bölgelerde görev yapan eğitim çalışanlarının çalışma koşullarını güçlendireceğini belirten Gümüşer, öğretmenlerin görev yaptıkları bölgelerde daha uzun süre kalmasını sağlayacak teşvik mekanizmalarının hayata geçirilmesini istedi.
4+4+4 sistemi ve Maarif Modeli için değerlendirme çağrısı
Gümüşer, eğitim politikalarının hazırlanmasında eğitim çalışanlarının görüşlerinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini de vurguladı.
Eğitim çalışanlarını karar alma süreçlerinin dışında bırakan yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını belirten Gümüşer, eğitim politikalarının sahadaki gerçeklik, istişare ve ortak akıl temelinde şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin bütün yönleriyle Millî Eğitim Şûrası'nda değerlendirilmesini isteyen Gümüşer, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin de uygulamadaki sonuçlar üzerinden ele alınması gerektiğini ifade etti. Modelin sahada ortaya çıkan aksayan yönlerinin belirlenerek gerekli düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu.
Eğitim çalışanlarının ekonomik kayıpları gündemde
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde eğitim çalışanlarının ekonomik sorunlarına da dikkat çeken Gümüşer, ücretlerde yaşanan kayıpların telafi edilmesi gerektiğini belirtti.
Gümüşer, 3600 ek gösterge konusunda verilen sözün yerine getirilmesini isterken, ek ders ücretlerindeki dengesizliklerin giderilmesi ve ek ders birim ücretlerinin artırılması talebini de yineledi.
Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin yalnızca belirli kesimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Gümüşer, söz konusu ödeneğin bütün eğitim çalışanlarına verilmesi gerektiğini ifade etti.
Hizmetli ve memurların mali haklarının iyileştirilmesi, şube müdürleri ve şeflerin sorunlarının çözülmesi de açıklamada yer alan talepler arasında bulundu.
“MEBBİS’e takılan hayatlar var”
Açıklamanın dikkat çeken bölümlerinden biri ise güvenlik, sağlık ve eş durumu gibi nedenlerle yapılması gereken il içi görevlendirmelerde yaşanan sorunlar oldu.
Bu tür durumlarda merkezi sistem ve MEBBİS üzerinden yürütülen süreçlerin sahadaki bazı ihtiyaçlara hızlı yanıt veremediğini belirten Gümüşer, insan hayatını doğrudan ilgilendiren konularda daha hızlı ve hakkaniyetli çözüm mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Gümüşer, yerel şartların dikkate alınabildiği ve mağduriyetlerin daha kısa sürede giderilebildiği bir sistem kurulması gerektiğini vurguladı.
Rehber öğretmen ve yardımcı personel ihtiyacına dikkat çekildi
Gümüşer’in gündeme getirdiği konular arasında okullardaki personel ihtiyacı da önemli bir yer tuttu.
Rehber öğretmen açığının giderilmesi gerektiğini belirten Gümüşer, öğrencilerin akademik gelişiminin yanı sıra psikososyal ihtiyaçlarının karşılanmasında rehberlik hizmetlerinin önemine dikkat çekti.
Okullardaki yardımcı personel sorununa da değinen Gümüşer, geçici ve palyatif uygulamalar yerine kadrolu istihdamın esas alınması gerektiğini ifade etti.
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için de ilgili kurumlar arasında daha güçlü bir iş birliği ve koordinasyon kurulması gerektiğini belirten Gümüşer, okullardaki güvenlik sorunlarının eğitim çalışanları açısından bir iş güvenliği problemine dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Eğitim yöneticileri için profesyonel meslek vurgusu
Açıklamada eğitim kurumu yöneticilerinin yaşadığı sorunlar da ayrı bir başlık olarak ele alındı.
Eğitim kurumu yöneticiliğinin profesyonel bir meslek olarak yapılandırılması gerektiğini savunan Gümüşer, yöneticilerin kariyer basamaklarına ilişkin beklentilerinin karşılanmasını istedi.
Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli biçimde yapılması gerektiğini belirten Gümüşer, proje okullarındaki yönetici görevlendirme ve öğretmen atama süreçlerinin de mağduriyet oluşturmayacak şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Resen atamaların tamamen kaldırılmasını isteyen Gümüşer, başarılı öğretmenlerin emeklerinin zamanında takdir edilmesini ve daha etkin bir ödüllendirme sisteminin oluşturulmasını da talep etti.
Gümüşer: Eğitim çalışanının huzuru okulun huzurudur
Süleyman Gümüşer, açıklamasının sonunda eğitim çalışanlarının sorunlarının ertelenmesinin eğitim sisteminin sorunlarını da ertelemek anlamına geldiğini belirtti.
Gümüşer, öğretmen açığı çözülmeden, eğitim çalışanlarının ekonomik kayıpları telafi edilmeden ve yöneticiler ile diğer çalışanların sorunlarına kalıcı çözümler üretilmeden eğitimde sürdürülebilir başarıdan söz edilemeyeceğini ifade etti.
Eğitim çalışanlarının özlük, mali ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinin okul ortamındaki çalışma barışını güçlendireceğini belirten Gümüşer, yeni eğitim öğretim yılının öğretmenlerin emeğinin karşılığını aldığı, okulların personel ve güvenlik sorunlarının çözüldüğü ve eğitim çalışanlarının haklı beklentilerinin karşılandığı bir dönem olması temennisinde bulundu.
Gümüşer ayrıca PISA 2025 sonuçlarında elde edilen başarının eğitim yatırımları ile öğretmenlerin emek ve fedakârlıklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. PIKTES kapsamında yapılan istihdamı ise mülakat mağduru öğretmenler açısından önemli bir çözüm adımı olarak değerlendirdi.
Yeni eğitim öğretim yılının tüm eğitim camiası için hayırlı olmasını dileyen Gümüşer, eğitim politikalarında sahadaki ihtiyaçların ve eğitim çalışanlarının görüşlerinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Taleplerin Tam Metni :
Gümüşer’den Yeni Eğitim Öğretim Yılı Mesajı: “Eğitimde Başarı, Çalışanın Huzurundan Bağımsız Değildir”
Milyonlarca öğrenci ve yüz binlerce eğitim çalışanının yeni eğitim öğretim yılına başlamasıyla birlikte eğitim sisteminin mevcut sorunları da yeniden gündeme geldi.
Eğitim-Bir-Sen Ağrı 1 No’lu Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, eğitim sisteminin ve eğitim çalışanlarının çözüm bekleyen çok sayıda sorununa dikkat çekti. Gümüşer; öğretmen açığından ücret sorunlarına, 3600 ek göstergeden rehber öğretmen ihtiyacına, yardımcı personelden eğitim yöneticilerinin sorunlarına kadar birçok başlıkta düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, “Eğitim çalışanlarının sorunlarını ötelemek, eğitimin sorunlarını ötelemektir. Sahadaki beklentiler karşılanmalı, eğitim çalışanının emeği ve fedakârlığı karşılıksız bırakılmamalıdır” dedi.
Gümüşer’in gündeme getirdiği başlıca sorun ve talepler:
“ÖĞRETMEN AÇIĞI GİDERİLMELİ, KADROLU İSTİHDAM ESAS OLMALI”
Eğitimin niteliğinin doğrudan öğretmen istihdamıyla ilişkili olduğunu belirten Gümüşer, Türkiye genelindeki öğretmen açığının bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.
Gümüşer, “Eğitimde kadrolu istihdam esas olmalıdır. Öğretmen ihtiyacı bulunan okullarımızda açığın kalıcı biçimde giderilmesi gerekir. Geçici ve günü kurtaran uygulamalar yerine uzun vadeli, öngörülebilir bir istihdam politikası oluşturulmalıdır” dedi.
İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan öğretmenlerin desteklenmesi gerektiğini belirten Gümüşer, kalkınmada öncelikli bölgelerde çalışan öğretmen ve kamu personeline ekonomik destek sağlanması, ulaşım ve barınma imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“DAYATMA VE ZORLAMALARDAN VAZGEÇİLMELİ”
Eğitim çalışanlarının görüşlerinin karar alma süreçlerine daha fazla yansıtılması gerektiğini belirten Gümüşer, eylem kararı almalarına neden olan zorlama ve dayatmalardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
“Eğitim çalışanlarını karar süreçlerinin dışında bırakan bir anlayış sürdürülebilir değildir. Eğitim politikaları istişareyle, ortak akılla ve sahadaki gerçeklik dikkate alınarak oluşturulmalıdır” diyen Gümüşer, 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin tüm yönleriyle Millî Eğitim Şûrası’nda ele alınması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin de uygulama sonuçları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gümüşer, modelin aksayan yönlerinin tespit edilerek sorun alanlarının giderilmesini istedi.
“EĞİTİM ÇALIŞANLARININ ÜCRET KAYIPLARI TELAFİ EDİLMELİ”
Eğitim çalışanlarının ekonomik sorunlarının giderek ağırlaştığını belirten Gümüşer, ücretlerde yaşanan kayıpların ivedilikle telafi edilmesi gerektiğini söyledi.
Gümüşer, 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, ek ders esaslarındaki ücret dengesizliğinin giderilmesini ve ek ders birim ücretinin artırılmasını istedi.
“MEBBİS’E TAKILAN HAYATLAR VAR”
Gümüşer, özellikle illerde güvenlik, sağlık ve eş durumu gerekçeleriyle yapılması gereken görevlendirmelerde yaşanan sorunlara da dikkat çekti.
Söz konusu görevlendirmelerin Bakanlık ve MEBBİS modülüne takılmasının ciddi problemlere yol açtığını belirten Gümüşer, şöyle konuştu:
“Güvenlik, sağlık ve eş durumu gibi son derece haklı ve insani gerekçelerle yapılması gereken görevlendirmelerin yalnızca Bakanlığın merkezi sistemlerine ve MEBBİS modülüne sıkıştırılması sahada ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Oysa bu tür sorunlar geçmişte yerelde daha hızlı ve çözüm odaklı biçimde çözülebiliyordu. İnsan hayatını ilgilendiren konularda sistemin insanı mağdur etmemesi gerekir. Yerel şartları gözeten, hızlı ve hakkaniyetli çözüm mekanizmaları yeniden oluşturulmalıdır.”
Gümüşer’in açıklamasın tamamında değindiği sorun ve talepler:
1. Öğretmen açığının bir an önce giderilmesi ve eğitimde kadrolu istihdamın esas alınması.
2. Eylem kararı alınmasına neden olan zorlama ve dayatmalardan vazgeçilmesi, eğitim politikalarında istişare ve ortak aklın esas alınması.
3. 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin tüm yönleriyle Millî Eğitim Şûrası’nda ele alınması.
4. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulamadaki aksayan yönlerinin tespit edilerek sorun alanlarının giderilmesi.
5. Eğitim çalışanlarının ücretlerinde yaşanan kayıpların ivedilikle telafi edilmesi.
6. 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesi.
7. Ek ders esaslarındaki ücret dengesizliğinin giderilmesi ve ek ders birim ücretinin artırılması.
8. Öğretmenlerin yer değişikliği süreçlerinde yaşanan aksaklıkların giderilmesi.
9. İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan öğretmenler için cezbedici yöntemlerin hayata geçirilmesi.
10. Kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan öğretmen ve kamu personeline ekonomik destek sağlanması.
11. Bu bölgelerde çalışanlara yönelik ulaşım ve barınma desteği verilmesi.
12. PISA 2025’te elde edilen başarının, eğitime yapılan yatırımların ve öğretmenlerin emek ve fedakârlığının sonucu olarak değerlendirilmesi.
13. PIKTES istihdamının, mülakat mağduru öğretmenler açısından önemli bir çözüm adımı olarak değerlendirilmesi.
14. Öğretim yılına hazırlık ödeneğinin bütün eğitim çalışanlarına ödenmesi.
15. Rehber öğretmen açığının giderilmesi.
16. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddetin iş güvenliği sorununa dönüşmemesi için ilgili kurumlar arasında iş birliği ve koordinasyon sağlanması.
17. Resen atamaların tümüyle kaldırılması.
18. Başarılı öğretmenlerin başarılarının sıcağı sıcağına takdir edilmesi ve etkin bir ödüllendirme mekanizmasının oluşturulması.
19. Güvenlik, sağlık ve eş durumu gerekçeleriyle yapılacak il içi görevlendirmelerde yaşanan sorunların çözülmesi.
20. Bu görevlendirmelerin Bakanlık ve MEBBİS modülüne takılmasının oluşturduğu mağduriyetlerin giderilmesi ve yerel düzeyde daha hızlı çözüm mekanizmalarının oluşturulması.
21. Eğitim kurumu yöneticiliğinin profesyonel bir meslek olarak yapılandırılması.
22. Eğitim yöneticilerinin kariyer basamaklarına yönelik haklı ve yerinde beklentilerinin karşılanması.
23. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli olarak yapılması.
24. Hizmetli ve memurların mali haklarının iyileştirilmesi.
25. Şube müdürleri ve şeflerin sorunlarının çözülmesi.
26. Okullardaki yardımcı personel sorununun palyatif çözümler yerine kadrolu istihdamla kalıcı biçimde çözülmesi.
27. Proje okullarında yönetici görevlendirme ve öğretmen atama süreçlerinin mağduriyet üretmemesi.
28. Eğitim çalışanlarının özlük, mali ve çalışma koşullarının iyileştirilerek çalışma barışının güçlendirilmesi.
29. Eğitim politikalarının sahadaki gerçeklik ve eğitim çalışanlarının görüşleri dikkate alınarak oluşturulması.
“SORUNLARI ÖTELEMEK YERİNE ÇÖZÜM İRADESİ ORTAYA KONULMALI”
Eğitim-Bir-Sen Ağrı 1 No’lu Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, açıklamasının sonunda yeni eğitim öğretim yılının tüm eğitim camiasına hayırlı olmasını dileyerek, eğitim çalışanlarının taleplerinin karşılanmasının eğitim sisteminin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Gümüşer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Eğitim çalışanının huzuru, okulun huzurudur; okulun huzuru ise eğitimin kalitesidir. Öğretmen açığını gidermeden, eğitim çalışanlarının ekonomik kayıplarını telafi etmeden, yöneticilerin ve diğer çalışanların sorunlarını çözmeden eğitimde kalıcı başarıdan söz edemeyiz. Öğretmenlerimizin emeğini güçlendirmeli, eğitim çalışanlarımızın haklı beklentilerini karşılamalı ve sahadaki sorunları ötelemek yerine çözüm iradesi ortaya koymalıyız.
Yeni eğitim öğretim yılının; öğretmenlerimizin emeğinin karşılığını aldığı, eğitim çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarının güçlendirildiği, okullarımızın personel ve güvenlik sorunlarının çözüldüğü, eğitimde çalışma barışının tesis edildiği bir yıl olmasını temenni ediyoruz.”