İletişim’den “Kürtlere hasmane tutum” iddialarına net yalanlama
DMM, Türkiye’nin Suriye’de Kürtlere karşı düşmanca bir politika izlediği iddialarının dezenformasyon olduğunu vurguladı.
İletişim’den “Kürtlere hasmane tutum” iddialarına net yalanlama
ANKARA – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde kamuoyunda yankı bulan ve sosyal medyada hızla yayılan “Türkiye Kürtlere karşı hasmane bir tutum sergiliyor” iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, bu iddiaların gerçekle bağdaşmadığı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu net bir dille ifade edildi.
İddiaların kaynağı: Bağlamından koparılan açıklamalar
DMM’nin açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile hükümet yetkililerinin farklı platformlarda yaptığı değerlendirmelerin yalnızca terör ve terör örgütlerini hedef aldığı vurgulandı. Bu açıklamaların bilinçli şekilde bağlamından koparılarak bazı medya organları ve sosyal medya hesapları üzerinden servis edildiği, bunun da açık bir dezenformasyon faaliyeti olduğu belirtildi.
“Türkiye hiçbir etnik grubu hedef almıyor” vurgusu
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin politikalarının hiçbir etnik ya da toplumsal kesimi hedef almadığının altı çizildi. Özellikle Kürt vatandaşlar başta olmak üzere bölgede yaşayan halklarla asırlar boyunca ortak bir tarih, kültür ve kader paylaşıldığı hatırlatıldı. Bu birlikteliği zedelemeyi amaçlayan söylemlerin iyi niyet taşımadığına dikkat çekildi.
Bölge halklarına ve kamuoyuna çağrı
DMM, yalnızca Türkiye kamuoyuna değil, aynı zamanda “dost, kardeş ve komşu halklara” da çağrıda bulunarak, gerçekle bağdaşmayan ve kasıtlı olarak dolaşıma sokulan paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, bilgi kirliliğinin bölgesel barış ve toplumsal huzur üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceğine dikkat çekildi.
Dezenformasyona karşı uyanıklık mesajı
Merkez, kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiğini yineleyerek, doğru bilginin yalnızca resmî ve güvenilir kaynaklardan teyit edilmesinin önemini hatırlattı. Açıklama, bilgi savaşlarının yoğunlaştığı bir dönemde toplumsal sağduyunun kritik rolüne işaret etti.