HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün, mahremiyet ihlallerinin önüne geçilmesi için tamamı kadın personelden oluşan kadın doğum hastaneleri kurulmasını istedi.
Son dönemlerde kamu hastanelerinde yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı bulan mahremiyet ihlalleri ile kadın hastaların karşı karşıya kaldığı ayrımcılık söylemleri, sağlık sektöründe yeni tedbirleri gündeme getirdi. Konya ve Adana’daki bazı kamu hastanelerinde kadın hastaların muayene tercihlerine yönelik sergilenen olumsuz tutumlar ve yaşanan aksaklıklar üzerine HÜDA PAR Aile Başkanı Aynur Sülün önemli bir çağrıda bulundu. Sülün, jinekoloji ve doğum süreçlerinde kadınların kendilerini tam bir güven içinde hissetmelerini sağlamak amacıyla personelinin tamamı kadınlardan oluşan müstakil kadın hastalıkları ve doğum hastanelerinin kurulması gerektiğini belirtti.
Konya’da erkek hekimlerin kadın hastaların durumlarını kendi aralarında alay konusu yaptığı sosyal medya paylaşımlarına ve Adana Şehir Hastanesinde bir kadının yaşadığı muayene engeline dikkat çeken Sülün, bu durumun münferit olmadığını vurguladı. Yaşananların toplumsal bir ihtiyacı gözler önüne serdiğini belirten Sülün, “Bu yaşananlar, personelinin tamamı kadınlardan oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri talebimizin kadınlarımız açısından ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha göstermiştir. Adana Şehir Hastanesindeki hanımefendinin kendi hemcinsi tarafından muayene edilme talebine gösterilen tepkiler belki de her gün yüzlerce kadınımızın maruz kaldığı durumun bir fotoğrafı niteliğindedir.” ifadelerini kullandı.
Kadınların jinekolojik muayene ve doğum süreçlerinde ciddi kaygılar ve endişeler yaşadığına değinen Aynur Sülün, kadın hastalıkları ve doğum hizmetlerinin diğer tıbbi branşlardan ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kadınların büyük bir kısmının teşhis, muayene, ameliyat ve tedavi gibi tüm aşamaları kadın doktor ve sağlık personeliyle yürütmek istediğini belirten Sülün, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kadınlarımız bu tercihlerini ifade ettiklerinde çoğu kez azarlanma, ayrımcılık ve kınanma gibi durumlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Hâlbuki kadın hastalıkları ve doğum hizmetleri, kadın bedeninin en mahrem alanlarına ilişkin sağlık hizmetlerini kapsaması nedeniyle diğer tıbbi branşlardan ayrı tutulmak zorundadır. Kadınlarımız kültürel, dini ve bireysel mahremiyet anlayışları nedeniyle jinekolojik muayene, ayakta ve yatakta tedavi, ameliyat ve doğum süreçlerinde yaşadıkları utanma, çekinme durumlarından dolayı kaygı ve endişe yaşamak durumunda bırakılmamalıdır. Tüm bu süreçlerin güven duyulan bir ortamda gerçekleşmesi kadınlarımızın temel hakkıdır.”
Sağlık hizmetlerinde güvenli bir ortamın tesis edilmesinin en temel insan hakkı olduğunu vurgulayan HÜDA PAR Aile Başkanı Sülün, mahremiyet endişesi taşıyan hiçbir kadının tedavisini ertelemek zorunda kalmaması gerektiğini ifade etti. Ertelenen muayenelerin ileride daha vahim sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Sülün, yetkililere seslenerek çağrısını tamamladı:
“Hiçbir kadınımız mahremiyet kaygıları nedeniyle muayene ve tedavisini ertelemek ve bu durumdan dolayı ileride daha vahim hastalıklarla yüzleşmek durumunda kalmamalıdır. ‘Aile ve Nüfus On Yılı’nda yalnızca kadın personelden oluşan kadın hastalıkları ve doğum hastaneleri, kadınlarımızın güvenli bakım ve sağlık hizmetlerini karşılayacak alternatif kurumlar olarak yerini almalıdır.”
Ağrı Basın, Ağrı ve ilçelerinden son dakika haberlerini, yerel gelişmeleri ve Türkiye gündemini tarafsız ve ilkeli yayın anlayışıyla okuyucularına ulaştırır. Sitede yayımlanan köşe yazıları ve yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Yorum Yap