HÜDA PAR Ağrı Kadın Kollarından Epstein tepkisi
HÜDA PAR Ağrı Kadın Kolları, Epstein davası üzerinden küresel sessizliği eleştirdi: “Fail elit olunca kadın ve çocuk hakları neden unutuluyor?”
HÜDA PAR Ağrı Kadın Kolları'ndan Epstein Davası Eleştirisi: Hak savunuculuğu güce göre mi değişiyor?
HÜDA PAR’dan Epstein tepkisi: Hak savunuculuğu seçici mi?
Epstein davası üzerinden küresel sessizlik eleştirisi
HÜDA PAR Ağrı Kadın Kolları Başkanlığı, Jeffrey Epstein davası ve ortaya çıkan pedofili ağına ilişkin dikkat çeken bir basın açıklaması yaptı. İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen açıklamada, Batı dünyasında yaşanan ahlaki çöküş ve uluslararası hak örgütlerinin çifte standardı sert sözlerle eleştirildi.
“Bu sadece bir suç değil, ahlaki bir çöküştür”
Basın metnini okuyan HÜDA PAR Ağrı Kadın Kolları Başkanı Saliha Adıgüzel, konuşmasına Kur’an-ı Kerim’den En‘âm Suresi 151’inci ve Nûr Suresi 19’uncu ayetleriyle başladı. Kötülüğün yaygınlaşmasına karşı durmanın toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Adıgüzel, Epstein dosyasının münferit bir olay olarak görülemeyeceğini vurguladı.
Adıgüzel, “Epstein dosyası, küresel siyasetin, iş dünyasının ve bürokrasinin sapkın bir şebeke aracılığıyla nasıl şekillendirildiğini açıkça göstermektedir. Bu vahşet, vahşi kapitalist sistemin para ve nüfuz uğruna kadın ve çocukları nasıl birer meta hâline getirdiğinin kanıtıdır” ifadelerini kullandı.
Üç soru ile hak savunucularına sert çıkış
Açıklamada, kadın ve çocuk haklarını savunduğunu iddia eden uluslararası yapıların sessizliği üç kritik soruyla sorgulandı. Adıgüzel, kadın hakları söylemini sıkça kullanan çevrelerin, fail küresel elitler olduğunda neden geri adım attığını sordu.
“Kadın hakları dernekleri failin cüzdanına ya da unvanına göre mi tutum belirliyor? Kendi mahallelerinde yüksek sesle konuşanlar, küresel elitler söz konusu olunca neden susuyor? Çocuk ticareti ve istismar karşısında uluslararası kuruluşlar neden sınıfta kalıyor?” diyen Adıgüzel, bu sessizliğin güçlünün yanında saf tutmak anlamına geldiğini söyledi.
“Samimiyet sorgulanıyor”
Hayvan hakları ve çevre konularında dünya çapında kampanyalar düzenleyen yapıların, çocuk istismarı gibi insanlık suçları karşısındaki pasifliğinin samimiyeti zedelediğini vurgulayan Adıgüzel, bu tutumun hak savunuculuğunu bir vitrin süsüne dönüştürdüğünü ifade etti.
“Adalet herkes içindir”
Açıklamanın sonunda zulme sessiz kalan tüm kurumlar kınanırken, adaletin sınıfsal ya da güç odaklı bir ayrıcalık haline getirilemeyeceği vurgulandı. Adıgüzel, “Hak savunuculuğunu bir imaj çalışmasına dönüştüren kurumları dürüstlüğe davet ediyoruz. Adalet sadece zayıflar için değil, herkes içindir” dedi.


