Ağrı’da eğitim camiası bu kez sınıflarda değil, bir iyilik hareketinde buluştu. Hayrettin Atmaca Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen “İyilik Kanımızda Var” kampanyası, dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu. Programa katılan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, kampanyaya destek vererek kan bağışında bulundu.
Okulun konferans alanında kurulan bağış noktalarında eğitimciler, veliler ve sivil toplum temsilcileri sırayla kan verdi. Ortak mesaj ise netti: Bir ünite kan, bir can demekti.
Eğitim Camiasından Anlamlı Destek
Programa Hasan Kökrek’in yanı sıra Kızılay Ağrı Şube Başkanı Orhan Tatlı, Önder İmam Hatipliler Derneği Başkanı Turgut Özmüş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kan bağışında bulunan Kökrek, yaptığı konuşmada kan vermenin insani ve vicdani bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kanın sürekli bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kökrek, sağlık sisteminin güçlü şekilde sürdürülebilmesi için gönüllü ve düzenli bağışçı sayısının artması gerektiğini ifade etti.
“Gençler İyilik Merkezli Yetişmeli”
Öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren yardımlaşma ve sorumluluk bilinciyle yetişmesinin önemine değinen Kökrek, gençlerin iyilik merkezli bir anlayışla yetişmesinin güçlü bir toplumun temelini oluşturduğunu söyledi.
Kampanyaya destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Kökrek, ortaya konulan duyarlılığın birlik ve beraberliğin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.
Kızılay’dan Düzenli Bağış Çağrısı
Önder İmam Hatipliler Derneği Başkanı Turgut Özmüş, “İyilik Kanımızda Var” sloganının milletin dayanışma kültürünü yansıttığını ifade ederek, verilen her bir ünite kanın bir hayata umut olacağını dile getirdi.
Kızılay Ağrı Şube Başkanı Orhan Tatlı ise kan stoklarının güvenli seviyede tutulabilmesi için gönüllü ve düzenli bağışçı desteğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Düzenlenen kampanyanın hem kan teminine katkı sunduğunu hem de toplumsal bağış bilincini güçlendirdiğini belirtti.
Ağrı’da gerçekleştirilen bu anlamlı etkinlik, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını; toplumsal sorumluluk ve dayanışma bilincini de kapsadığını bir kez daha gösterdi.